KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/15004 E., 2010/11887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vdl vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Belediye Başkanlığı ve diğerleri aleyhine 05/05/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince, dava trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı ...’ye ait yolcu otobüsü, diğer davalı Şirket'e, toplu taşıma amacıyla kiralanmıştır. Kira sözleşmesinde; kiraya verilen otobüslerin yönetimi, hizmetin yürütülmesi ve denetlenmesi davalı ...'ye ait olmak üzere davalı ...'ce çıkarılacak talimatlara göre çalıştırılacakları belirtildiğine göre araç üzerinde denetim görevi bulunan davalı ...'nin de araç işleteni olarak diğer davalılarla birlikte ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) sorumlu tutulması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilmeyerek, davalılardan ... Belediye Başkanlığı hakkındaki istemin husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca; dava konusunun para veya para ile değerlendirilebilir olması durumunda avukatlık ücreti, Tarife’nin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenir. Aynı Tarife'nin 10/2. maddesi uyarınca manevi tazminat isteğinin bir bölümünün reddedildiği durumlarda, karşı taraf yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre takdir olunacak ücret, davacı yararına takdir olunan ücreti geçemez.
Yerel mahkemece, davacıların maddi ve manevi tazminat isteklerinin kabul edilen ve reddedilen tutarları gözetilmeyerek davalılar yararına fazla avukatlık ücreti takdir edilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/15004, K. 2010/11887, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama