KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/15063 E., 2010/11187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı İleri .... ve .... A.Ş ve diğeri aleyhine 05/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, dava konusu köşe yazısında yer alan "…basit, sığ ve iftiraya dayalı konuşmalar yapan… kullandığı üslupla Türk siyasetinde kirlilik…" yaratan, "…hakareti ve küfrü eleştiri olarak…" algılayan ve "…toplumun her kesimine hakaret ve küfür…" eden biçimindeki sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, yazılan köşe yazısının, bir bütün olarak incelendiğinde eleştiri niteliğinde olduğunu ve davacının kişilik haklarına yönelik hakaret içermediğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davacı hakkındaki dava konusu köşe yazısının eleştiri sınırlarını aştığı, doğrudan davacının kişiliğine yönelik olduğu, toplum karşısında küçük düşürmek amacıyla yazıldığı ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle, davalıların sorumluluğu yönünde karar verilmiştir.
Dava konusu yazı, ... gazetesinin 24 Şubat 2009 günlü sayısında "... Modeli ve Siyasette Seviye" başlığı ile yayımlanmıştır. Başbakan olan davacı hakkında yazılan sözlerin; siyasi kimliği göz önünde bulundurulduğunda, eleştiri sınırları içerisinde kalan sözler olduğunun kabulü gerekmektedir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yayının hukuka uygunluk sınırları içerisinde kaldığı ve böylece davacının kişilik haklarına saldırı olgusunun gerçekleşmediği benimsenip istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/11/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.01/11/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/15063, K. 2010/11187, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama