KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/15103 E., 2010/1135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... vasisi ... ve diğeri aleyhine 01/01/2005 gününde verilen dilekçe ile rücuan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/03/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vasisi ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı görevliye 2330 Sayılı Yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalılardan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılardan Şemdin ... vasisi tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, dava dilekçesinin kısıtlı davalı ... ... adına görev süresi dava gününden önce dolmuş olan yetkisiz vasi Abdulhalık ...'a tebliğ edildiği ve böylece davalı ... ...'ın savunma hakkının kısıtlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi gereğince herkes, yasal yöntem ve yollardan faydalanarak yargı yerleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 73. maddesi gereğince de yasada gösterilen ayrık durumlar dışında yargıç, tarafları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun olarak çağırmadıkça karar veremez.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeyerek, davalı ... ... vasisi yöntemine uygun olarak duruşmaya çağrılıp taraf teşkili sağlanmadan onun yokluğunda karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/15103, K. 2010/1135, 10 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama