KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/3242 E., 2010/403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Davacı Ziya Demirbilek vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 15/04/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/12/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, ıslah dilekçesine göre istem kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı davada uğradığı zararın bir bölümü hakkında istemde bulunmuş; son oturumda verdiği harçsız dilekçe ile tazminat tutarını ıslah etmiş; ancak, bu dilekçe davalılara tebliğ edilip cevap haklarını kullanmalarına olanak verilmediği gibi davacıdan da ıslah edilen tutarın harcı alınmadan yargılamaya devam edilerek tüm istekler hakkında karar verilmiştir.
Davacının ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü istem, talep sonucunun artırılması biçiminde olsa da yeni bir dava niteliğinde olduğundan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 195 ve izleyen maddelerinin uygulanması gerekir. Bu durumda, öncelikle eksik harcın tamamlanması için davacıya süre verilmeli, harç tamamlandıktan sonra ıslah dilekçesi karşı yana tebliğ edilerek esasa cevap süresi işletilmeli ve cevap süresi geçtikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, ıslah dilekçesi ile artırılan tazminat tutarı davalılara tebliğ edilmeden, davalıların savunma hakkı kısıtlanarak, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/3242, K. 2010/403, 20 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama