KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/3623 E., 2010/1254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Hozat Şube Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ...aleyhine 09/04/2001 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, banka şube müdürü olan davalının, verdiği usulsüz kredilerden doğan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı banka, banka şube müdürü olan davalının sorumluluğunda verilmiş olan kredilerden bir bölümünün geri dönmediğini belirterek, açtığı iki ayrı dava ile bunların ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, itirazın iptali olarak 09.04.2001 günü açılmış olan ikinci dava, 04.04.2001 günü açılan ilk dava ile birleştirilerek yargılama yapılmıştır.
Bu yargılama sonucunda her iki davadaki istekler yönünden istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin olarak verilen önceki karar, davalının temyizi üzerine, zarar kapsamının belirlenmesindeki yanlışlıklar nedeniyle davalı yararına bozulmuştur. Bozma kararında birleşen davaya ilişkin bölümün bozma kapsamı dışında bırakıldığı belirtilmemiştir. Bu nedenle bozma kararı, yerel mahkemenin önceki kararının tamamı için geçerlidir.
Yerel mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma gereği tam olarak yerine getirilmeyerek ve birleşen davaya ilişkin önceki kararda yazılı tutarın kesinleştiğinden söz edilerek, davalının fazla tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın yeniden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/3623, K. 2010/1254, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama