KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/3642 E., 2010/863 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ...tarafından, davalı Yeraltı Kaynakları İşletmeleri ... Ltd. Şti. Aleyhine 12/01/2005 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem nedeniyle tazminatın dava ve birleşen dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın ve birleşen davanın reddine dair verilen 16/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, maden sahasına verilen zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, dava ve birleşen dava ile davalı şirketin maden üretimi yaptığı sahalara zarar verdiğini belirterek Maden Yasası’nın 46/4. maddesi gereğince uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, dava konusu parsellerde maden arama faaliyetlerinin devam ettiği, gerekli izin belgelerinin sürelerinin 2011 ve 2016'ya kadar uzatıldığı, Maden Yasası 46/4. maddesinde yer alan “Faaliyetler sırasında sahaya zarar verilmesi durumunda ruhsat sahibi adli merciiler tarafından tespit edilecek tazminatı arsa sahibine ödemek ve sahayı kullanabilir durumda terk etmekle yükümlüdür.” biçimindeki düzenlemenin, maden arama faaliyeti sona erdikten sonra zarar verildiğinin anlaşılması durumunda uygulanabileceği, bu aşamada davacının verilen zararın giderilmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle dava ve birleşen dava reddedilmiştir.
Asıl ve birleşen davanın, maden arama faaliyeti henüz sona ermeden açılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiş olması, davaların dinlenebilmesi için yasalarda öngörülen ön şartın yerine getirilemediği gerekçesiyle davanın reddi niteliğindedir.
Şu durumda karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilen durumlarda, davalı yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre takdir edilecek avukatlık ücreti, ikinci kısmının ikinci bölümündeki tutarları geçemez.
2009/3642-2010/863
Yerel mahkemece, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak davalı yan yararına fazla ücret takdiri usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.04/02/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/3642, K. 2010/863, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama