KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/3697 E., 2010/1156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/04/2008 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/02/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, görsel yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş; hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kanal ...servisi tarafından hazırlanan ve ... Müdürü ...’in sunduğu ... vizyon programının 17.09.2007 tarihli yayınının konuğu olan ... eski başkanı ve ... yazarı davalı ...’nin, davacı ... ...’nun ... ile İsviçre Milli Takımları arasındaki maçta, milli takımın ceza almasında davacının başrol oynadığını, ...’in Amerika’da öğrenim gören kızı ... ile davacının ciddi ilişkisi sebebiyle Milli Takımlar Teknik Direktörü ... ve ... Futbol Federasyonu’nun davacıya ceza vermediğini bildirmek suretiyle davalının kendi kız kardeşinden ayrı görmediği kişiyle gönül ilişkisi içerisindeymiş gibi
2009/3697-2010/1156
göstermesinin davacıyı rencide ettiğini, saygı duyduğu ve değer verdiği kişiler ile toplum karşısında mahcup duruma düşürüldüğünü, kişilik haklarının ağır saldırıya uğradığını, somut herhangi bir delil olmadan salt dedikodu üzerine davacıyı yıpratmak için dile getirildiğini ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili; yetki itirazında bulunduktan sonra, davalının davacıyı toplum önünde küçük düşürecek sözler sarf etmediğini, programda davacı ile ...’in tavır ve sözleri nedeniyle eleştirildiğini, davacı hakkındaki tanık olduğu bir dedikoduyu aktardığını, futbol dünyasındaki kişilerin sert eleştirilere katlanmak durumunda olduklarını, basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, istenen tazminatın fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece; davacının ünü ülke sınırlarını aşan toplumun önünde bir kişi olarak eleştirilere daha fazla hoşgörülü yaklaşması gerektiği, ayrıca davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olabilecek bir husus da bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemiz sayın çoğunluğunca yerel mahkeme kararı hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
Müşteki ...’in şikâyeti üzerine sanık ... hakkında 17.09.2007 suç tarihinde, sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan açılan ceza davasının ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/495 esas sayılı dosyasında sürdüğü ve duruşmanın 18.11.2008 tarihine bırakıldığı anlaşılmaktadır.Anılan ceza davasının sonucu bu davanın neticesini de etkileyecektir.
Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk hakimi yönünden bağlayıcıdır.Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek, ceza davasının sonucu beklenilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun düşmediği görüşünde olduğumdan, davanın reddine dair hükmün onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum. 11/02/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/3697, K. 2010/1156, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama