KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/3813 E., 2010/1182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 07/06/2005-11-04/2006 gününde verilen dilekçeler ile dava ve birleşen dava ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/04/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava ve birleşen dava haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, ... İli ... Köyü 36 ada 11 parsel sayılı yerdeki 10 nolu bağımsız bölümü, ... İnşaat Sanayi Ticaret Ltd Ş’den, şirketi temsilen davalılardan ... ile yaptığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak satın aldığını, bu sözleşmenin diğer davalı Noter ...'nun noterliğinde yapıldığını, bu işlemden sonra davalı ...’un şirketi temsile yetkili olmadığı anlaşıldığından, satıcı şirkete karşı açtığı tescil davasının reddedildiğini belirterek geçersiz sözleşme nedeniyle uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, satıcı şirketi temsil edecek kişiyi belirlemeden satım sözleşmesi düzenleyen davalı Noter ile yetkisi olmadığı halde şirket temsilcisi olarak satım sözleşmesi yapan diğer davalı ...'nun zararın oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle, davalı Noter ile yetkisiz temsilci yönünden istem kabul edilmiştir.
Dosyadaki belgelerden, satış sözleşmesi sırasında notere sunulan şirket yetki belgesinde, şirket temsilcisinin davalılardan ... olmadığı açıkça görülmektedir. Bu yetki belgesini görme olanağı bulunan davacının, sözleşmeyi yapan kişinin satıcı şirketin yetkili temsilcisi olmadığını anlaması gerekir. Davacının bu konudaki özensizliği kendisinin bölüşük kusurunu oluşturur.
2009/3813-2010/1182
erel mahkemece davacının bölüşük kusuru gözetilerek, belirlenen zarardan, uygun bir tutarda indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 11/02/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/3813, K. 2010/1182, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama