KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/3815 E., 2010/610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş aleyhine 12/10/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/06/2006 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının 17,15 TL'sinin davacıya, 74,30 TL'sinin de davalıya yükletilmesine, peşin alınan harçların bunlardan mahsubuna 01/02/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava dışı ...adına trafik sicilinde kayıtlı, davalı ... şirketine sigortalı olan davaya konu aracın, asıl kayıt maliki olan dava dışı...'ın kapısının önünden iradesi dışında çalındığı, aranmasına rağmen bulunamaması üzerine davalı ... şirketinin aracın sigorta değerini dava dışı asıl kayıt malikine ödediği, bu arada aracı çalan kişilerin sahte belgeler ile araç trafikte ... adına kayıtlı imiş gibi, ... Noterliği'nin 15.7.1996 tarih 005939 yevmiye nolu kati satış belgesi ile aracı bizim davacımıza satmışlardır.
2009/3815-2010/610
Davaya konu aracın çalınmış olması nedeniyle emniyet güçlerince davacının elinden alınıp sigorta değerini ödeyen asıl malik ve sigortalının sigortacısı olan davalı ... şirketine teslim edilmesi üzerine, davacı iyi niyetli olarak aracı satın aldığını bildirerek MK'nun 989. maddesi gereğince aracın aynen, olmadığı takdirde bedelinin davalı ... şirketinden alınıp kendisine verilmesi isteği ile bu davayı açmıştır.
Yerel mahkeme, yaptığı yargılama sonucunda maddi vakayı bu şekilde kabul ederek bedel yönünden davayı kısmen kabul etmiş, dairemizin sayın çoğunluğu da bu kararı doğru kabul ederek onamıştır.
Trafik sicilinde kayıtlı vasıtaların devir ve temliklerinin geçerli olması için Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesi gereğince devir ve temliklerin noterliklerce yapılması zorunludur. Mülkiyette noterlik işlem tarihi itibariyle geçer. Noterlik işlem tarihi MK'nun 989. maddesinin uygulanması yönünden önem taşır.
Zira, trafik siciline kayıtlı araç açık oto pazarından fiilen satın alınmış olsa dahi, noterlik işlemi o anda açık oto pazarında yapılmayıp, daha sonra ve noterlik mekanında geçerli temlik işlemi yapılacağından ve o andan itibaren mülkiyet geçmiş olacağından MK'nun 989. maddesindeki düzenlemede, mülkiyeti herhangi bir resmi işlemi gerektirmeyen fiilen teslim ile geçen mallara uygulanabileceğinden ve sicile kayıtlı araçların mülkiyetinin geçirilmesi bakımından zorunlu olan noterlik işlemi bu anlamda mülkiyetin geçmesi bakımından illiyeti kesmiş olacağından açık oto pazarından alnmış olsa dahi sicilde kayıtlı araçlarla ilgili olarak uygulanamaz.
Bunun sonucu olarak, sahte belgelerle aracı noterlikte yapılan işlem sonucu satın alan davacının araç için ödediği bedeli ,araç iradesi haricinde somut olayımızda olduğu gibi hırsızlık sonucu elinden çıkmış olan asıl kayıt malikinden isteyemez. Aksi halde, malın gerçek sahibi olan kayıt maliki elinden çalınmış olan malı için ikinci kere bedel ödemek gibi mülkiyet hakkı ile hiçbir şekilde bağdaşmayacak ve hukukun temel ilkelerine aykırı bir durumla karşılaşmış olur ki bu durum hukuken kabul edilemez.
Somut davamızdaki davalı ... şirketi ise, dava dışı asıl kayıt sahibinin sigortacısı olduğundan ve ancak kendi sigorta ettirenine karşı sorumlu olduğundan ve ancak onun halefi olarak onun yerine geçerek talepte bulunabilecek kişilerden olduğundan, yukarda açıklandığı gibi sigorta ettirenin sorumlu tutulamadığı hallerde sigortacısının sorumlu tutulması mümkün olmadığından davalı ... şirketine böyle bir dava açılamaz. Davalı ... şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun verilen kararı onama düşüncelerine katılmıyorum.
Bu maddi vakıa halinde davacı olan kişinin ancak, aracı çalıp sahte belgelerle kendisine satan kişilerle ve sahte belgelerle araç satışını gerçekleştiren notere karşı dava açabilir düşüncesindeyim.01/02/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/3815, K. 2010/610, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama