KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4071 E., 2010/1083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Alışveriş Merkezi ve diğeri aleyhine 13/05/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Alışveriş Merkezi vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece benimsenen 21.02.2007 günlü destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda, tazminat tutarları hesap günündeki verilere göre hesaplanmış ve yerel mahkemece de davalının araç sigortası olan ... Sigorta tarafından 19.7.2005 günü davacılara yapılan ödeme, herhangi bir güncelleştirme yapılmadan indirilerek zarar tutarları bulunmuştur. Oysa sigorta tarafından ödenen bedeli hesap gününden yaklaşık 2 yıl önce almış olan davacılar, bu miktarın hesap rapor tarihine kadar işleyecek yasal faizi kadar haksız yere zenginleşmiş olacaklardır.
Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizi hesaplanıp güncelleştirilerek, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarından indirilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4071, K. 2010/1083, 10 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama