KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4105 E., 2010/4119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/10/2006 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Öteki temyiz itirazlarına gelince; a)Davacılar, tarafların ortak mirasbırakanına ait olan ve davalıda bulunan ziynet eşyasının davacıların ve diğer mirasçıların mirasçılık belgesindeki payları oranında aynen alınmasına, olmadığı takdirde bedelinin alınmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ise, dava konusu takıların kendisine teslim edilmediğini belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, tanık anlatımları ile iddianın doğrulandığı gerekçesiyle, dava konusu ziynet eşyasının aynen geri verilmesine, aynen geri verilemediği takdirde davacıların miras payının karşılığı olan 4.025,35 TL’nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar ziynet eşyasının miras payları oranında aynen geri alınmasına karar verilmesini istemişler; yerel mahkemece bu istek kabul edilmişse de böyle bir kararın yerine getirilmesi (infazı) olanaksızdır.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilerek, ziynet eşyası bedelinin miras payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken, kararın yerine getirilmesinde duraksama oluşturacak biçimde ziynet eşyasının geri verilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)İstemin bir bölümü kabul edildiğine göre duruşmada kendisini avukatı aracılığı ile temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması ve yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre taraflar arasında bölüştürülmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4105, K. 2010/4119, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama