KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4274 E., 2010/1911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Davacı T.C. ... AŞ vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/01/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 01/11/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, usulsüz kredi kullandırılması nedeniyle uğranılan banka zararının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, şube müdürlüğü ve kredi komitesi başkanlığı yaptığı dönemde, kredi borçlularının ve kefillerinin ödeme güçlerini ve güvenilirliklerini (kredibilitelerini) araştırmadan, güvence almadan, yasal düzenlemelere aykırı olarak çapraz kefalet alarak ve eksik belge ile ticari ve bireysel kredi kullandırmak sureti ile banka zararına yol açan davalının, uğranılan zarardan sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, şube müdürünün emir ve talimatı ile kredi verilmesine ilişkin işlemlerindeki imzaları tamamlamak amacıyla imza attığını, şube müdürü ... ...'in müfettişe verdiği dilekçe ile sorumluluğu kabul ettiğini, kredi kullandırma işlemlerinin banka düzenlemelerine ve uygulamaya uygun olarak yapıldığını, şubenin başarımını (performansını) artırmak için kredi verilmesine izin verildiğini, kredi borçluları hakkında başlatılan icra takiplerinin devam ettiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; müfettiş raporu, 09.08.2007 günlü bilirkişi raporu ve toplanan kanıtlara göre davalının, görevi gereği usulüne uygun olarak kredi verdiği, herhangi bir kastının bulunmadığı, şube başarımının artırılması ve aynı bölgelerdeki diğer şubeler arasında daha yüksek tutarlara ulaşılması amacıyla bu tür işlemlere yer verildiği, davacı bankanın uğradığı zarardan davalının sorumlu olmadığı, söz konusu riskin işletme riski olarak nitelendirilmesi gerektiği ve davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı bankanın Bahariye Şubesi yönetmeni ve aynı zamanda kredi komitesi üyesi olan davalının kredilerin kullandırılması sırasında yeterince özen gösterilmediği, ticari ve bireysel krediler arasında çapraz kefalet uygulandığı, belgelerin eksik alındığı, güvenilirlik ve ödeme gücü durumunun araştırılmadığı, şube müdürü ... ... ve davacı gibi şube yönetmeni ve kredi komitesi üyesi olan ...'nın parasal (mali) sorumluluğuna ilişkin açılan hukuk davalarında, kredilerin kullandırılmasında yönetmelik ve kredi usul ve esaslarına aykırılık bulunduğu kabul edilerek sorumluluklarına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2009/4274-2010/1911
Davalı, kredi komitesi üyesi olarak komite başkanı (şube müdürü) tarafından hazırlanmış kredi dosyalarına sonradan imza atmakla o kredilerdeki şube müdürünün usulsüzlüklerine katılmıştır. Bu özensiz ve kusurlu davranışı nedeniyle şube müdürü ile birlikte ve çifte ödemeye (tahsilde tekerrüre) yol açılmamak üzere banka zararından sorumlu tutulması gerekir. Yerel mahkemece davanın reddine gerekçe gösterilen davalının kastının bulunmaması ve işlemlerin banka şubesinin başarımını artırmak için yapılmış olması Borçlar Yasası'nın 43 ve 44. maddeleri uyarınca davalı yararına uygun bir indirim nedeni olarak değerlendirilebilir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının sorumluluk kapsamının belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4274, K. 2010/1911, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama