KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4281 E., 2010/971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 23/11/2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/09/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeni ile desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, destekleri...'nin içinde bulunduğu davalılardan ...’ın sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeniyle yaşamını yitirdiğini, kazada, desteklerinin kusurunun bulunmadığını belirterek maddi ve manevi tazminat ödetilmesini istemişlerdir.
Davalılar ise, davacıların desteğinin hatır için araca alındığını, kusurlu ve sorumlu olmadıklarını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, olayda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu benimsenerek maddi tazminat isteminin tümü, manevi tazminat isteminin ise bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacıların desteği, davalının aracına arkadaşları ile piknik yapmaya gitmek amacıyla binmiş, gezdikleri araç tren yolundan geçtiği sırada araca tren çarparak desteğin ölümüne neden olmuştur.
Olayın gelişimi ve sonucu karşısında, ölenin araca ücret karşılığı binmiş bir yolcu olmayıp sırf hatır için taşındığının ve olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü gerekir.
2009/4281-2010/971
Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince yargıç, tazminatın biçimini ve tutarını belirlerken kusur yanında durumun özelliklerini de göz önünde tutacaktır. Bu özel durumlara; zarar görenin birlikte kusuru, zarar tutarının önceden saptamasının olanaksız olması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, hak ve adalet düşünceleri (örneğin hatır taşıması), olayın oluş biçimi, zarar görenin zararın artmaması için aldığı önlemler, zarar görende var olan bedensel bir rahatsızlığın zarara etkisi, zarar gören idarenin gerekli kadroyu oluşturmaması ve gerekli denetimi yapmaması gibi olguların girdiği kabul edilmektedir.
Diğer yandan, hatır taşımacılığında yalnız taşınan yolcunun yararı söz konusu olduğu ve taşıyanın karşılıksız olarak onu taşıdığı bu gibi durumlarda Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince zararın bir bölümünün tazminat alacaklısının üzerinde bırakılması gerekir.
Olayın gelişimi ve sonucu karşısında, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları ılımlı olduğundan, takdir edilen manevi tazminat tutarlarından indirim yapılmasına gerek görülmemişse de maddi tazminat tutarından hatır taşıması nedeni ile uygun bir indirim yapılması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, hatır taşıması nedeniyle Borçlar Yasası'nın 43. maddesi uyarınca, belirlenen 15.109,28 YTL maddi tazminat tutarından uygun bir indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, maddi tazminat tutarının 10.000,00 YTL'ye indirilmesi suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4281, K. 2010/971, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama