KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4327 E., 2010/1307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat .... tarafından, davalı Tasfiye halinde S.S. ... ve ... İşçi ... Kooperatifi ve ... aleyhine 06/05/2003 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 01/05/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalılardan SS ... ve ... İşçi ... Kooperatifi ile aralarında yapılan sözleşmede, davalının arsasına inşa ettiği binayı, bina maliyet bedeli kira bedelleri ile karşılanıncaya kadar kullanacağının kararlaştırıldığını; ancak, henüz süre dolmadan diğer davalı ...'nin ruhsatı olmadığı gerekçesiyle binayı yıktığını belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davacının, davalı kooperatif ile arasında imzaladığı sözleşme uyarınca inşa ettiği binanın ruhsatını alması gerektiği, ruhsat almadığı için binanın yıkılmasında davalıların kusuru bulunmadığı gerekçesi ile istem reddedilmiştir.
Davalı ... bir kamu tüzel kişisidir. Anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemleri de kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeni de Belediye’nin kaçak olarak davacı tarafından yaptırılan binayı yıkmasıdır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince, bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir.
Yerel mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4327, K. 2010/1307, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama