KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4966 E., 2010/1831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 19/12/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılar, 15/10/2008 günlü dilekçe ile ıslah dilekçesine yönelik zamanaşımı def'inde bulunmuşlardır. Yerel mahkemece eylemin 2 yıllık zamanaşımı süresine bağlı olduğu belirtilerek zamanaşımı defi haklı bulunduğu halde ıslah dilekçesi ile istenen tazminat tutarının da kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 60/2. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Olay gününde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 89/2-b maddesi taksirle yaralama suçuna ilişkin olup davalı hakkında uygulanacak ceza zamanaşımı süresi, aynı Yasa'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıldır. Zarar doğuran haksız eylem 12.11.2005 gününde gerçekleşmiş, ıslah dilekçesi ise 19.09.2008 günü, zamanaşımı süresi dolmadan önce verilmiştir.
Kabul edilmesi gereken toplam maddi tazminat tutarının dava ve ıslah dilekçelerinde istenen maddi tazminat tutarı kadar olduğu, yerel mahkemece de bu tutar kabul edildiğinden, zamanaşımı def'i konusunda yapılan değerlendirme hatası sonuca etkili görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4966, K. 2010/1831, 24 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama