KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4996 E., 2010/2007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 09/11/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01/11/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...’in diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı kamu görevlisine 2330 Sayılı Yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacının nakdi tazminat ödemesini gerektiren haksız eylem 25.10.1996 gününde gerçekleşmiş, davacı idare ise 13.07.2006 günlü Nakdi Tazminat Komisyonu karar ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa gereğince yaralanan dava dışı görevliye nakdi tazminat ödemiştir.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zarar olay gününde gerçekleşmiş olduğundan, davalının sorumlu tutulacağı tazminat tutarı da olay günündeki verilere göre belirlenmelidir. 2330 Sayılı Yasa'nın 3. maddesinde yaralanan görevliye ödenecek tazminatın karar günündeki en yüksek devlet memuru aylığı esas alınarak hesaplanacağı belirtilmekte ise de, buna göre hesaplanıp ödenen nakdi tazminatın tamamı davalıya rücu edilemez. Davacı idarenin, davalıdan kaynaklanmayan nedenlerle daha geç nakdi tazminat ödemesi, bu yüzden artan tazminat tutarından davalının sorumlu tutulmasını gerektirmez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının sorumluluğunun olay günündeki verilere ve bu bağlamda olay günündeki katsayılara göre belirlenmesi gerekirken, karar gününde yürürlükte bulunan katsayılara göre hesaplanan tutar üzerinden istemin kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4996, K. 2010/2007, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama