KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/5000 E., 2010/4749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... Öztürk vekili Av. ... tarafından, davalı ...ve diğerleri aleyhine 12/06/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ... Gaz. Bas. A.Ş ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/04/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davalı gazetede, bir yıldır sürdürülen Ergenekon Soruşturmasında iddianamenin tamamlandığının öğrenildiği bildirilerek iddianamede ismi geçen diğer sanıkların yanında davamızın davacısı ile ilgili olarakta örgüt üyeliğinden TCK’nın 314/2. maddesi gereğince yargılanacağı yönünde haber yapılmıştır.
Her ne kadar bu haber, tamamlandığının öğrenildiği iddianamenin mahkemeye verilmesinden yaklaşık bir ay önce yayınlanmış ise de, davaya konu haberde davacı ile ilgili yer alan bilgilerin mahkemeye verilen Ergenekon iddianamesinde aynen yer aldığı, davalı gazetedeki haberde iddianamedeki bilgiler haricinde davacı ile ilgili herhangi bir yorum, eleştiri suçlama ve hakaret dolaysıyla kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek beyanlara yer verilmemiştir.
İddianamenin açıklanmasından kısa bir süre önce öğrenilmesinin yasalara aykırılığı tartışılabilir ve ilgililerle ilgili olarak yasal işlem yapılabilir. Ancak, bir ay sonra aleniyet kazanılacak bir konunun yukarıda belirttiğim gibi, kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek bir ek yorum eleştiri, suçlama ve hakaret yapılmadan aynen önceden verilmesinde özellikle davacı yönünden hukuka aykırılık teşkil etmez ve kişilik haklarına da bir zarar vermiş olamaz. Zaten zararın ne şekilde oluştuğu kanıtlanmışta değildir. İddianamede yazılı bulunan hususların sadece önceden haber konusu yapılmasından dolayı kişilik haklarına saldırı oluşturabileceği kabul edilemez.
Bu nedenlerle açılan tazminat davasının reddine karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki düşünce ve kararlarına katılmıyorum.22/04/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/5000, K. 2010/4749, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama