KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/5007 E., 2010/2011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/05/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının %100 kusurlu olarak motosikleti ile çarpması nedeniyle kalça ve kemiklerinde kırıklar meydana geldiğini ileri sürerek, davalının bakıcı gideri, taksi gideri ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, kazada kusuru bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, 80 yaşındaki davacıya karşı eylemi davalının gerçekleştirdiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle, ceza davasının kesinleşmesi beklenmeden, 3 aylık bakıcı ücreti, 10 kez hastane gidiş geliş taksi ücreti ve manevi tazminat isteminin bir bölümünün kabulüne karar verilmiş; taksi ücreti giderinden Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gözetilerek indirim yapılmışken bakıcı ücretine ilişkin giderden herhangi bir indirim yapılmıştır.
Ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda davacı yayanın 6/8, davalı motosiklet sürücüsünün ise, 2/8 oranlarda kusurlu oldukları belirlenmiştir. Zarar gören kendi davranışı ile zararın oluşmasına katkıda bulunmuşsa, zarardaki payı ayrılmak suretiyle zarar verenin sorumlu olacağı tutarın saptanması gerekir.
Yerel mahkemece olayda davacının da bölüşük kusurlu olduğu gözetilerek, bakıcı giderinden kusur oranında indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/5007, K. 2010/2011, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama