KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/5137 E., 2010/2253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Davacı ... temsilcisi ... tarafından, davalı ... Petrol AŞ ve ... aleyhine 28/11/2002-21/06/2007 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/06/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Petrol AŞ vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... Petrol AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı idare, kurumun akaryakıt gereksiniminin davalılardan ... Petrol AŞ’ne ait benzin istasyonundan karşılandığını, kurum sürücüsü olan diğer davalı ...’ın, davalı şirket çalışanları ile anlaşarak, davalı Şirket tarafından satılmayan akaryakıtı satın alınmış göstererek veresiye fişi düzenlediğini, alınmayan akaryakıt bedelinin ödenmesi nedeniyle kurumun uğradığı zararın davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalı Şirket ise, davacı idare sürücülerinin veresiye fişi ile gelerek kendilerinden akaryakıt aldığını, bu fiş karşılığında verilen akaryakıt bedelinin daha sonra davacı kurumdan alındığını, fiş karşılığı akaryakıtın tam olarak teslim edildiğini, yolsuzlukla ilgileri bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, kurum zararından davalıların sorumlu olduğu, davalı Şirket'in çalışanları üzerindeki özen ve denetim sorumluluğunu yerine getirmediği gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı sürücü ...’ın izinli olduğu günlerde, tatil günlerinde, geceleyin ve aracında başkası görevliyken dahi davalı Şirket'e ait benzin istasyonundan veresiye fişleri karşılığı akaryakıt aldığı, veresiye fişleri üzerinde yapılan incelemede bazı fişlerin eksik düzenlenmesine rağmen akaryakıt verildiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen davacı idarece ödeme belgeleri üzerinde zamanında denetim yapılmaması, araçların garajdan gece çıkışlarının düzenlenmesinde gerekli özenin gösterilmemesi, davalı sürücünün emsallerine göre çok fazla akaryakıt tüketimde bulunmasının nedeninin uzunca bir süre araştırılmaması gibi eksiklikler nedeniyle zarar tutarının arttığı ve bunda da davacı kurumun bölüşük kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı idarenin bölüşük kusuru nedeniyle, hesaplanan tazminat tutarından Borçlar Yasası'nın 44. maddesi uyarınca, uygun bir tutarda indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, hesaplanan zarardan % 50 oranda indirim yapılmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/5137, K. 2010/2253, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama