KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/5849 E., 2010/2305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 16/10/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, etkili eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine lişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğine göre; tarafların trafikte yol verip vermeme nedeniyle kavga ettikleri, davalılar tarafından üç yerinden bıçaklanan ve sopa ile dövülen davacının, yaşam tehlikesi geçirerek, 25 gün iş ve gücünden kalacak biçimde yaralandığı, olay nedeniyle açılan ceza davası sonunda 1/2 kışkırtma (tahrik) indirimi yapılarak davalıların cezalandırıldığı ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Olayın gelişimi, eylemin ağırlığı, yaralanmanın biçimine göre davacı yararına takdir edilen 1.500,00 YTL manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 3.000,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/5849, K. 2010/2305, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama