KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6080 E., 2010/2412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/11/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılardan ... ve ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan ...’ın tüm, davacılardan ... ile davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacılardan ...’ın diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Olay günü, kusur durumu, ölenin davacıya olan yakınlığı ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde, olayda yaşamını yitiren ...'ın çocuğu olan davacılardan ... yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalılardan ... ve ...’in diğer temyiz itirazına gelince; dosyada yer alan nüfus kaydına göre olayda yaşamını yitiren ...’ın eşi olan davacılardan ... 06/11/2008 gününde yeniden evlenmiştir. Eşi öldükten sonra yeniden evlenen davacılardan ...'ın destek gereksinimi evlendiği gün sona erdiğinden, destekten yoksun kalma tazminatı yeniden evlendiği güne kadar hesaplanması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6080, K. 2010/2412, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama