KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6103 E., 2010/1945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Davacı (Tasfiye halinde) ...Bankası AŞ vekili Avukat .... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 11/04/2000 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27/11/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, dava dışı bir şirkete usulsüz olarak kullandırılan kredilerin geri dönmemesi nedeniyle uğranılan zararın, kredi kullandırılmasında kusurlu oldukları müfettiş raporu ile saptanan davalılardan alınması istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde ayrıca, usulsüz olarak kullandırılan kredinin güvencesi olarak alınan çek bedelinin alınması amacıyla başlatılan icra takibi sırasında borç ödemeden aciz belgesine bağlanan alacağında ödetilmesi istenmiştir.
Yerel mahkemece istemin reddine ilişkin olarak verilen ilk karar, davacının temyizi üzerine Dairemizce; “…Şu durumda mahkemece, zararın kapsam ve miktarı belirlenmeli ve tahsilde tekerrür olmamak şartı ile belirlenen miktar hüküm altına alınmalıdır…” gerekçesi ile bozulmuş; bozmaya uyularak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılar yargılama sırasında; dava dışı şirkete, limit üstü kredi kullandırılırken bölge müdürlüğüne yazı yazarak, şirket hakkında bilgi toplanmasını istediklerini, bölge müdürlüğü tarafından yeterli bilgi toplama çalışanı bulunmadığından tüm şubelerin isteklerinin yerine getirilemediğinin bildirildiğini, banka üst yönetimi tarafından o günkü ekonomiyi canlandırmak amacıyla olabildiğince fazla kredi kullandırmaya yönelik devamlı sözlü ve yazılı yönergeler (talimatlar) verildiğini, bu nedenle limit üstü kredi kullandırdıklarını,
kullandırdıkları kredilerin faiz tutarları göz önüne alındığında bankanın zarar değil kar ettiğini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Bozma kararından önce alınan ve dosya arasında bulunan bilirkişi raporunda da “…dosyaya girmiş belgelerdeki kredi faiz ödemeleri tutarlarının bu savunmaları doğrulayıcı görünüm sergilemektedir…” biçiminde açıklama yapılmıştır.
2009/6103-2010/1945
Dosya içeriğinden; davalıların, müfettiş raporu ve bilirkişi raporunda belirlenen kusurlu eylem ve işlemleri ile davacı bankanın zarara uğramasına neden oldukları; ancak, davacının uğradığı zararın tamamının davalıların eyleminden doğmadığı, davalıların bir bölümü doğrulanan savunmalarında belirtilen, davalılara verilen görevler ile çalışma koşulları gibi nedenlerle davacı bankanın da bölüşük kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının uğradığı zarar tutarı ile davalıların sorumlu oldukları zarar tutarları belirlendikten sonra Borçlar Yasası’nın 43. ve 44. maddeleri uyarınca saptanan tazminatlardan davalılar yararına uygun oranlarda indirim yapılması gerekirken, davalıların zararın tümünden sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6103, K. 2010/1945, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama