KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6309 E., 2010/2807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine 11/03/2008 gününde verilen dilekçe ile idari işlemin iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, idari işlemin iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kiracı olarak kullandığı büroya ait su paralarını mal sahibi adına gelen faturalarla ödediğini, kiracı olarak abone olmadığı takdirde sayacın söküleceğine ilişkin davalı idare kararının yasal olmadığını ileri sürerek kararın iptalini istemiştir.
Davalı idare ise, ASKİ Tarifeler Yönetmeliği’nin 8. maddesinde abone olma koşullarının düzenlendiğini, su tüketen kişinin abone olması gerektiğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; Yönetmelikte, eylemli olarak su kullananın abone olmasının zorunlu olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, yönetmeliğin 51 ve 52. maddeleri gereğince var olan aboneliklerin başkası tarafından kullanılabileceği gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.
Abonelik işlemi 01/05/1995 günlü olup dava dışı ... adına yapılmıştır. Davacı, aboneliğin olduğu yeri 08/10/2005 günlü kira sözleşmesi ile kullanmaya başlamıştır. Su faturaları dava dışı abone adına düzenlenmektedir. Davalı idare, davacı adresine gönderdiği 19/02/2008 günlü yazı ile başkası adına su kullanıldığının saptandığını, 7 gün içerisinde abone olunmadığı takdirde su sayacının söküleceğini bildirmiştir.
ASKİ Tarifeler Yönetmeliği’nin 8. maddesinde abone olma koşulları düzenlenmiş; 51 ve 52. maddelerinde ise, aboneliklerin başkaları tarafından kullanılmaları halinde doğacak bedelin nasıl alınacağına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Ayrıca 14/03/2008 günü kabul edilen Yönetmeliğin 52. maddesinde taşınmaz sahibi veya yararlanma (intifa) hakkı sahibine kiracısının ASKİ’ye abone olmasını sağlama yükümlülüğü getirilmiştir.
Yönetmeliğin 8/i maddesinde “Su kullanılan yerde suyu kullanan özel veya tüzel kişiler ... Genel Müdürlüğü ile abone sözleşmesi yapmak zorundadır.” biçiminde emredici bir düzenlemeye de yer verilmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, Yönetmelikte yer alan emredici düzenleme gereğince davalı idarenin işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak istemin reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6309, K. 2010/2807, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama