KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6377 E., 2010/2894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/02/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 12/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; haksız haciz nedeni ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, köy evini pansiyon olarak işlettiğini, davalı köy muhtarının su, ilaçlama, çöp ve sahil güçlendirme işleri için köy halkından salma parası topladığını, kendisinden diğer pansiyon sahiplerine oranla fazla para istendiğini, parayı ödememesi nedeni ile jandarma gözetiminde evinde haciz işlemi yapıldığını, davalının duyduğu düşmanlık nedeniyle yaptığı işlemin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, köy muhtarı olduğunu, köyün, su, ilaçlama, çöp ve sahil güçlendirme işleri nedeni ile ihtiyar kurulunun köy halkından salma parası toplanmasına karar verildiğini, davacının salma parasını ödememesi üzerine kaymakamlığa bildirimde bulunduğunu, haciz işleminin kaymakamlık tarafından gerçekleştirildiğini, davacıya yönelik kasıtlı bir davranışı bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacıdan diğer pansiyon sahiplerine oranla 4 katı fazla para isteyen davalı köy muhtarının görevi suiistimal ederek yetkisini aştığı, bunun da davacıya karşı düşmanlığı olduğunu gösterdiği sonucuna varılarak, davalı manevi tazminat ile sorumlu tutulmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, köy ihtiyar kurulunca köyün çöp, su, ilaçlama giderleri ile rıhtım yapımı amacıyla köy halkından hane başına para toplanmasına karar verildiği, pansiyon işletenlerin her bir bağımsız bölümü için 250 TL ücret belirlendiği, yerel mahkemece yapılan araştırma ve tanık anlatımlarına göre davacının 4 bağımsız bölümü olan pansiyonu işlettiği, bu durumda davacının pansiyon olarak kullandığı 4 bağımsız bölümü için ödeme yapması gerektiği, rıhtım yapımı için gereken katkı payı da katıldığında, davacıdan istenen tutarın yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, ihtiyar kurulu kararı uyarınca köyün giderlerine katılmak zorunda olan davacı, haciz gününe kadar hiçbir ödeme yapmadığından, haciz işlemi ilçe kaymakamının görevlendirdiği özel idare çalışanı tarafından, Köy Yasası'na uygun olarak gerçekleştirilmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının eyleminin hukuka uygun bulunduğu ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılarak, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6377, K. 2010/2894, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama