İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/6545 K.2010/2825

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/10/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, maddi tazminat yönünden…

Esas2009/6545Karar2010/2825Tarih15 Mart 2010Okuma4 dk · 882 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2009/6545 E., 2010/2825 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mart 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

882 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/10/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, maddi tazminat yönünden reddine dair verilen 19/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece maddi tazminat istemi reddedilmiş; manevi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.

Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.

Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK’nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlemiştir.

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz.

Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir.

Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

Dosya içeriğinden, 25.12.2007 günü saat 21.00-22.00 sıralarında davalının sigorta aracılık hizmeti veren “...

Sigorta” adındaki işyerinin alarmının çalması nedeniyle yeni doğum yaptığı anlaşılan davalının iş yerine gidemediği; babası olan tanık ...’a haber verdiği; olay yerine gelen polisin yaptığı incelemede iş yerinin kapısının zorlanarak açılıp içeri girildiği, kabloları sökülmüş olan LCD televizyonun yamuk bir biçimde durduğu, alarmın çalması nedeniyle içeri giren kişi veya kişilerin işyerinden ayrıldıklarının saptandığı; işyerinin giriş kapısının dış kısmında, kilit göbeğinden 37 cm yükseklikte, bulunan parmak izinin, arşiv kayıtlarında yapılan araştırma üzerine davacıya ait olduğunun belirlendiği.

15.01.2008 gününde davalının eşi tanık ... ile işyerinde çalışan tanık ...’e davacının 1979 yılında çekilen fotoğrafı gösterildiği; ancak, adı geçen tanıkların gösterilen fotoğraftan davacıyı tanıyamadıkları; hırsızlık olayının olduğu günlerde yeni doğum yapması nedeniyle başvuramayan davalının bu durumunu belirterek ve şikayetçi olarak polise yaptığı 17.01.2008 günlü anlatımda “çalan şahıs veya şahıslardan şikayetçi olduğunu” söylediği, ancak, doğrudan davacıya yönelik bir söz söylemediği anlaşılmaktadır

Diğer yandan; hazırlık aşamasında adresi saptanamayan davacı hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı Yalova 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.02.2008 gün ve 2008/51 D.iş sayılı kararıyla savunması alınıp serbest bırakılmak üzere yakalama emri çıkarılmış ve yakalamalı olarak Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.03.2008 gün ve 2008/422 sayılı iddianamesi Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde davacı hakkında kamu davası açılmıştır.

01.05.2008 günü yakalanan davacının aynı gün savunması alınmıştır. 18.07.2008 günlü oturuma şikayetçi olarak katılan davalıya şikayeti sorulmamış, davacı tarafından sunulan ruhsat kabı ve belgelerin işyerine ait olduğunu söylemiş. Cumhuriyet Savcısı'nın davacının beraeti yönündeki görüşüne de “bir diyeceğim yoktur” biçiminde yanıt vermiştir.

Müşterisi olan davacının, suç işlendiği gün davalının işyerine gelerek işlem yaptırması nedeniyle kapıda parmak izinin bulunmasının doğal olduğu gerekçesiyle atılı suçları işlemediği sonucuna varan Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 18.07.2008 günü davacının beraetine karar verilmiş ve davalının da temyiz etmemesi nedeniyle, beraet kararı 28.07.2008 gününde kesinleşmiştir.

Hırsızlık ve bu suçla birlikte işlenen mala zarar verme suçları, takibi şikayete bağlı olmayıp savcılığın kendiliğinden soruşturması gereken suçlardır.

Davaya konu olayda, davacı hakkındaki ceza soruşturması, davalının şikayeti üzerine değil kendiliğinden başlatılan bir soruşturma olup işyeri sahibi olan davalıya şikayeti sorulmuş ve davalı da hırsızlık yapanlardan şikayetçi olduğunu söylemiş olup davacının adını bildirmemiş; aksine, parmak izi incelemesi sonucu davalıya ulaşılmıştır.

Davalının 1979 yılında çekilen fotoğrafının 2008 yılında işyeri sahibine ve çalışanına gösterilmesi halinde aradan geçen 29 yıl nedeniyle tanınmaması doğaldır. Davacı taraf iddiasını müşterisi olması nedeniyle, bilgisayar kayıtlarından kolayca bulunabileceğine dayandırmış ise de, soruşturma davalı tarafından yürütülmediğinden bundan dolayı davalının kötü niyetinden veya zarar verme kastından söz edilemez.

Davacının parmak izini emniyet görevlilerine gösteren veya adını veren davalı değildir.

Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, yasal şikayet hakkını kullanan davalı hakkındaki istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6545, K. 2010/2825, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6545
Karar No
2010/2825
Tarih
15 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/6547 K.2010/1828
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/6548 K.2010/3963
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/6548 K.2010/2588
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/6549 K.2010/1411
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/6550 K.2010/3930
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/6551 K.2010/2826

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.