KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7010 E., 2010/719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş ve ... aleyhine 02/10/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 03/03/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 02/02/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalılar vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Davacı, 11.09.2007 günlü Milliyet gazetesinde yer alan “Hakime Ağır Suçlama” başlıklı haberde kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat alınmasını istemiştir.
Davalılar ise, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu haberler nedeniyle davalılardan ... hakkında basın yoluyla hakaret suçundan dolayı ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/906 Esas sayılı kamu davası açıldığı ve henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli, ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7010, K. 2010/719, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama