KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7140 E., 2010/3452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/12/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/04/2005 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, davacı kurumda şoför olarak görev yapan davalının yol açtığı trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen hasar bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, dava konusu olayın havanın yağışlı olduğu bir gün gerçekleştiği; davalının, karşı yönden gelen bir aracın hatalı sollaması ve yolun kaygan olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek sürücüsü olduğu davacıya ait aracın zarar görmesine yol açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı yararına uygun bir oranda indirim yapılması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, davalının gerçekleşen 9.400,00 TL tutarındaki zararın tümünden sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalının 5.000,00 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7140, K. 2010/3452, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama