KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7292 E., 2010/3628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı Muris ... Mirasçıları ... Day. Tük. Mal. San. Tic. Ltd. Şti. ve diğerleri aleyhine 01/01/2001 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 26/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan ...’ın tüm, diğer davacılar ile davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer davacılar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece kaza nedeni ile yaralanan davacı ...’ın maddi ve manevi tazminat istemlerinin tümü kabul edilmiş; diğer davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri ise reddedilmiş; karar, davacılar ile davalı sürücü mirasçıları tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan ...’ın tedavi giderleri ve vücut çalışma gücündeki eksikliğe bağlı olarak uğradığı maddi zararları ile birlikte yaşadığı acı ve ızdıraba karşılık manevi zararının; eşi ...’ın, memurluk sınavına hazırlanırken, eşinin geçirdiği kaza nedeni ile sınavdan başarısız olmasından dolayı en az iki yıl boyunca memur olma şansını kaybetmiş olması yüzünden uğradığı maddi ve eşinin yaralanması nedeni ile yaşadığı üzüntüden dolayı uğradığı manevi zararının; yaralananın annesi ve kardeşleri olan diğer davacıların da yaşadıkları üzüntüden dolayı uğradıkları manevi zararlarının ödetilmesini istemişlerdir.
Yerel mahkemece, davacılardan ...’ın dava ve ıslah dilekçesi ile artırdığı maddi zararı ile manevi tazminat isteminin tümünün kabulüne; diğer davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise unsurları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklardır. Bunların fiziki, sosyal ve duygusal kişilik değerleri içerdiği gözetildiğinde, somut olaydaki duruma göre, davacının bir yakınının yaralanmasının sosyal ve duygusal kişilik değerler kapsamında olup olmadığı konusu üzerine durulmak gerekir.
Sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar, doğruda doğruya kişiliğe bağlı olmayan, özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir.
Bu bağlamda Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme gereğince, kişinin doğrudan kendisinin değil de karı, koca, ana, baba, çocuklar ve kardeşler gibi yakınlarının ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, aile birliği içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabul edilmesi gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak kafatasında kırık oluştuğu, beyin kanaması geçirdiği, bacağında da parçalı kırık meydana geldiği, birden fazla ameliyat olduğu ve yaşam tehlikesi geçirdiği anlaşılan davacılardan ...’ın, davacılara yakınlığı ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde eşi, annesi ve kardeşleri olan diğer davacıların sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğü benimsenmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yararına uygun tutarlarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, manevi tazminat istemlerinin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; davacılar dava dilekçesinde, davalı yanın tam kusurlu olduğunu belirterek istemde bulunmuşlardır. Yapılan yargılama sonunda davacılardan ...'ın 2/8, davalı sürücünün ise 6/8 oranında kusurlu oldukları belirlenmiştir.
Davacılar tam kusura dayanarak istekte bulunduğuna ve davalının tam kusurlu olmadığı anlaşıldığına göre, davacılardan ...’ın manevi tazminat isteminin tümünün kabul edilmiş olması, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesine aykırıdır.
Yerel mahkemece davacılardan ...'ın da bölüşük kusurlu olduğu gözetilerek, istenen manevi tazminat tutarından matematiksel oranda olmamak üzere uygun bir tutarda indirim yapılmamış olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7292, K. 2010/3628, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama