KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7298 E., 2010/3255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... İşletme Müdürlüğü aleyhine 24/06/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalıya ait yüksek gerilim hattının fırtına nedeni ile koparak evinin üzerine düşmesi sonucu yangın çıktığını belirterek uğradığı maddi zarar ile birlikte tespit ve ihtarname bedelinin de ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, kusur ve sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca yangının davalıya ait yüksek gerilim elektrik hattından çıktığı, olayda davalının kusurlu olduğu kabul edilerek, davacının yangın nedeniyle uğradığı zarar ile tespit ve ihtarname giderleri toplamına faiz yürütülerek, davalının sorumluluğuna karar verilmiştir.
22/03/1976 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince delil tespit giderleri, yargılama giderlerinden olduğundan tazminat tutarına katılarak bunların toplamı üzerinden faiz yürütülemez, avukatlık ücreti takdirinde esas alınamaz ve ayrıca karar harcı alınmasında matrah olarak gözetilemez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7298, K. 2010/3255, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama