KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7334 E., 2010/3319 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 26/02/2007 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılardan ... Gıda AŞ'nin sahibi, diğer davalılardan ... Unlu Mamulleri Ltd Ş'nin işleteni, öteki davalı ... Sigorta AŞ'nin sigortacısı, davalılardan ...'in sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeniyle davacıların desteği yaşamını yitirmiştir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; reddedilen bölüm nedeniyle her bir davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesi gereğince dayanışmalı (müteselsilen) sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi aynı olan davalılar yararına tek avukatlık ücreti takdir edilir.
Yerel mahkemece yukarıda açıklanan düzenleme gözetilmeyerek, haklarındaki istemin bir bölümü aynı nedenle reddedilen dayanışmalı sorumlu davalılar yararına tek avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7334, K. 2010/3319, 24 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama