KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7744 E., 2010/3498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/04/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılar ... ile ...'ın çocuğu olan 1987 doğumlu ..., davacıların desteğini bıçaklayarak öldürmüştür. Davacılar, desteğin ölümüne neden olan çocuğun anne ve babasının aile reisi olarak sorumlu tutulmalarını istemişlerdir.
Davalılardan ..., olay tarihi olan 20/04/2004 gününde henüz 18 yaşını doldurmadığından anne ve babası olan diğer davalılar, Medeni Yasa'nın 369. maddesi uyarınca, küçüğün verdiği zarardan sorumludurlar. Olay gününde ergin olmayan küçüğün yargılama aşamasında erginlik yaşını tamamlaması, aile başkanı olan diğer davalıların sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalılardan ... ile ...'ın da uğranılan maddi ve manevi zarardan sorumlu tutulmaları gerekirken, yerinde olmayan davalılardan ...'ın yargılama aşamasında erginleştiği gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat istemi yönünden davalı anne ve baba hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7744, K. 2010/3498, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama