KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7885 E., 2010/3745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ..., davalı ... aleyhine 12/06/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, ikinci sicil üstü olan davalının, 2004-2007 yıllarına ilişkin olarak düzenlediği sicil raporunda yer verdiği sözlerin gereksiz olduğunu ve kişilik değerlerine zarar verdiğini ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, davacının yıl içindeki çalışma ve davranışlarına göre sicil raporu düzenlediğini, bu kapsamda edindiği kanısını da yazılı olarak açıkladığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, sicil üstü olarak davacı hakkında sicil raporu düzenleyen davalının, davacı hakkında edindiği izlenimini ve verdiği notların gerekçesini açıklama amacıyla dava konusu edilen sözleri yazdığı anlaşılmaktadır. Kullanılan sözlerde bu amaca uygun düşmeyen ya da doğrudan davacının kişiliğine yönelen bir anlam ve anlatıma yer verilmediğinden davalının eyleminde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7885, K. 2010/3745, 31 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama