KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8184 E., 2010/4292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/01/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı .... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan ...’ın diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı sürücünün birinci derecede kusuru ile meydana gelen trafik kazasında destekleri Hüseyin Demir’in yaşamını yitirdiğini belirterek, uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü hakkındaki istem yönünden, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; diğer davalılar yönünden ise maddi ve manevi tazminat istemlerinin birer bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkemece benimsenen 23.05.2004 günlü destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda, tazminat tutarları hesap günündeki verilere göre hesaplanmış ve yerel mahkemece de davalının araç sigortası olan Anadolu Sigorta tarafından 30.05.2002 günü davacılara yapılan ödeme, herhangi bir güncelleştirme yapılmadan indirilerek zarar tutarları bulunmuştur. Oysa sigorta tarafından ödenen bedeli hesap gününden yaklaşık 2 yıl önce almış olan davacılar, bu tutarın hesap rapor tarihine kadar işleyecek yasal faizi kadar haksız yere zenginleşmiş olacaklardır.
Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizi hesaplanıp güncelleştirilerek, sigorta tarafından yapılan ödeme ile birlikte, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarından indirilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8184, K. 2010/4292, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama