KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8401 E., 2010/4071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/05/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/02/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle tapu kaydının iptal edilmesinden dolayı uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılar, Hazine adına tapulu 1462 ada 18 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının Edirne Asliye 2. Hukuk Hakimliği'nin 10.04.1979 günü kesinleşen 1973/287- 1974/75 sayılı kararı ile iptal edilerek mirasbırakanları Ali Çakır adına tesciline karar verildiğini; bu karar yerine getirilmeyip (infaz edilmeyip) mirasbırakan adına tescil işlemi yapılmadığından, Hazine tarafından 1992 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü'ne tahsis edilen taşınmaza ait tapu kaydının silindiğini; 1998 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü ile Hazine'ye karşı açtıkları tapu iptal ve tescil davasının reddine ilişkin kararın 09.01.2004 günü kesinleştiğini, mülkiyet haklarının usule aykırı olarak sona erdirildiğini ileri sürerek, uğradıkları zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı ise, süresinde ve usulüne uygun olarak zamanaşımı def’i ileri sürerek, 09.01.2004 günü kesinleşen karara karşı 1 yıl içinde dava açılmadığından zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacıların mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramayacağı gerekçesi ile işin esası incelenerek istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Davacıların mülkiyet hakkına dayanarak açtıkları dava reddedilmiş ve ret kararı 09.01.2004 günü kesinleşmiştir. Davacıların istemi haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkin olduğundan olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresidir. 1998 yılında açılan Edirne Asliye 1. Hukuk Hakimliği'nin 1998/330 Esas sayılı dosyada verilen kararın kesinleştiği gün ile eldeki davanın açıldığı gün arasında bir yıldan fazla süre geçtiğinden zamanaşımı nedeniyle davanın reddedilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, işin esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8401, K. 2010/4071, 7 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama