KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8455 E., 2010/5846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 24/12/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ispatlanamayan davanın reddine dair verilen 08/05/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...’na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer davalı ...’na yönelik temyiz itirazına gelince; dava, görev ve yetki kötüye kullanılarak gerçekleştirilen yıkım nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Adına kayıtlı bulunan kargir evi onarmak amacıyla davalı ...'ndan “tamir izni” alan davacının, onarım sırasında bina yıkıldığından, aynı bina yerine yeni bir bina yapmaya başlaması üzerine, ... Belediye Encümeni tarafından alınan 29/03/2002 ve 11/04/2002 günlü kararlar uyarınca “tamir iznine” ve “ruhsata aykırılık” oluşturduğundan davalı tarafından yıkıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya arasına giren bilgi ve belgelerden, zarar, Belediye Encümeni tarafından alınan idari işlemin uygulanması sırasında gerçekleşmiştir.
Düzenli yapılaşmayı sağlamak, çağdaş kentçilik anlayışı içerisinde kaçak yapılaşmayı önlemek için gerekli önlemleri almak belediyelerin kamu yasalarından kaynaklanan görevleri arasında olup bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi, belediyelerin hizmet kusurunu oluşturur. Hizmet kusuru niteliğindeki idari işlem ya da eylemden doğan zararların ödetilmesi amacıyla açılan tam yargı davalarının görüm ve çözüm yeri ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince idari yargı yeridir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de mahkemelerce kendiliğinden gözetilir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8455, K. 2010/5846, 12 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama