KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8703 E., 2010/4302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma
Davacı ... Bilgiç ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı Aviva Sigorta A.Ş ve diğerleri aleyhine 25/12/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılar ... ve ...’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup davacılar, davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen kaza nedeni ile motosikletlerinin hasarlandığını, kendilerinin yaralandığını belirterek, uğradıkları maddi ve manevi zararların ödetilmesini istemişlerdir. Yerel mahkemece istemlerinin birer bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayın oluş biçimi, davacılardan ...’in yaralanmasının derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılardan ... yararına takdir edilen 1.000,00 TL manevi tazminat azdır. Adı geçen davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması;
b)Davacıların dava dilekçesinde ve duruşma tutanaklarına yansıyan açıklamalarından maddi tazminat istemlerinden tüm davalıların, manevi tazminat istemlerinden ise araç sürücüsü ile sahibinin sorumlu tutulmalarına karar verilmesini istedikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, reddedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının tümü üzerinden davalılardan Aviva Sigorta AŞ yararına vekalet ücreti hesap ve takdir edilmiş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacılardan ... yararına 4.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak ve vekalet ücretindeki yanlışlık giderilmek suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8703, K. 2010/4302, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama