KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8880 E., 2010/5162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Davacı ... (Kendine asaleten, küçük ...'e velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/09/2006 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalının sürücüsü olduğu araç ile küçük ...’e çarparak yaralanmasına yol açtığını belirterek, uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ceza yargılamasında, davacı yanın birinci derecede, davalı sürücünün ise ikinci derecede kusurlu bulundukları anlaşılmaktadır. Davacılar yargılamanın 25/09/2008 günlü oturumunda ceza davasındaki kusur oranının esas alınmasını ve dosyanın tazminatın hesaplanması için bilirkişisine gönderilmesini istemişlerdir. Bu kabule göre davacı yanın birinci derecede kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplanacak tazminat tutarının kabul edilmesi gerekir. Davacıların kabulünün dışına çıkılarak, davalının % 60 oranda kusurlu bulunduğu rapora göre tazminat tutarlarının belirlenmesi doğru değildir.
Yerel mahkemece, davacıların kabulü ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesi gözetilerek, olayda davalı tarafın % 40 oranda kusurlu olduğu kabul edilip maddi ve manevi tazminat tutarlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yerinde olamayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8880, K. 2010/5162, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama