KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9137 E., 2010/5352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Kuy. İnş. Day. Tük. Mal. Oto. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Sağlık Ocağı ve diğerleri aleyhine 30/01/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalıya ait sağlık ocağından sızan sular nedeni ile işyerinde meydana gelen zarar ve bu zararın giderilmesi süresince işyerinin kapalı kalması nedeniyle uğradığı kazanç kaybının ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, istemin fazla olduğunu ileri sürerek reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, keşif yapılarak alınan bilirkişi raporu uyarınca, davacının işyerinde bulunan telefon santral cihazı, fotokopi makinesi, klima ve bilgisayarın onarımı ile boya, badana giderlerinin ve işyerinin bir gün süre ile kapalı kalması nedeni ile uğranılan kazanç kaybı tutarından oluşan toplam 3.913,03TL nin ödetilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, 25.04.2006 günü sağlık ocağının alt katında bulunan davacıya ait işyerine, sağlık ocağının deposunda kırılan musluktan su akması nedeni ile sızıntı olduğu anlaşılmaktadır. Davalının kanıtları arasında bulunan tutanak ve belgelerden taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Ancak davacı, olaydan sonra, olay yerinde tespit yaptırmamıştır. Yerel mahkemece, zarar tutarı belirlenmek üzere 25.06.2008 günü olay yerinde keşif yapılmış, bilirkişilerin 10.09.2008 günlü raporlarında davacının sunduğu faturalara göre zarar tutarı belirlenmiştir.
Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporlarında, davacının günlük kazanç kaybını 1.000,00 TL olarak esas almış olmalarına karşın, zararın belirlenmesi için tacir olan davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmamış, hasar gördüğü söylenen telefon santral cihazı ve fotokopi makinesinin onarım bedeli olarak esas alınan faturaların, olaydan sonraki tarihi taşıyan satın alma faturaları olduğu görülmüştür.
Yerel mahkemece, davacının ticari bir işletme olduğu gözetilerek, zarar kapsamının ve kazanç kaybının belirlenmesi amacıyla ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılması, bu yöntemle bir sonuca ulaşılamadığı takdirde ise Borçlar Yasası'nın 42. maddesi uyarınca zarar kapsamının belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9137, K. 2010/5352, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama