KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9209 E., 2010/5342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- İhbar olunanlar
- ... VEKİLİ AVUKAT ...
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/12/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/05/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi ihbar olunan ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 04/05/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden ihbar olunan ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan davacılar ile davalının temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
1-Hakkında sorumluluk kararı verilmeyen ve davada taraf olmayıp ihbar olunan konumunda olduğundan temyiz hakkı bulunmayan ...'nin temyiz dilekçesi reddedilmelidir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, ihbar olunan ..., davacılar ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, destekleri ...’ın içinde bulunduğu davalı idareye ait cezaevi nakil aracı ile dava dışı kişinin sürücüsü olduğu aracın çarpışması nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirterek, uğradıkları zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı ise, destek ...’ın hükümlü taşınması sırasında geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle öldüğünü, olayda kusur ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, ömür boyu (müebbet) ağır hapis cezasına hükümlü ...’ın koşullu salıverme (şartla tahliye) günü esas alınarak destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporu benimsenerek, ölenin eşi ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı alınmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, destek ...'ın Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1999/247-2000/325 sayılı kesinleşmiş kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 450/4 ve 6136 sayılı Yasa'nın 13/1. maddeleri uyarınca ömür boyu ağır hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezayı 1999 yılından itibaren çekmeye başladığı, Sinop E Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu yazısından da 29/07/2035 günü bihakkın, 2148 sayılı Yasa uyarınca ise 31/7/2015 günü koşullu (şartla) salıverileceği anlaşılmaktadır. Dava konusu trafik kazası da 9/8/2007 günü, hükümlü nakli sırasında meydana gelmiş ve destek ... 15/9/2007 günü yaşamını yitirmiştir.
Olay günü 46 yaşında olan ve ömür boyu ağır hapis cezası ile cezalandırılmış bulunan kişinin koşullu salıvermeden yararlanıp yararlanmayacağı belli olmadığı gibi yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, PMF tablosuna göre 28/10/2031 gününe kadar yaşayacağı varsayıldığında, bihakkın salıverileceği 29/07/2035 gününde de destek olması söz konusu değildir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacılardan ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddedilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9209, K. 2010/5342, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama