KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9241 E., 2010/4399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 23/02/2007 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Kanun'a dayalı rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; a)Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı görevlilere 2330 Sayılı Yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalılardan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının nakdi tazminat ödemesini gerektiren haksız eylem 12.12.2004 gününde gerçekleşmiş, davacı idare ise 03.10.2006 günlü Nakdi Tazminat Komisyonu kararı ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa gereğince yaralanan dava dışı görevliye nakdi tazminat ödemiştir.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zarar olay gününde gerçekleşmiş olduğundan, davalıların sorumlu tutulacağı tazminat tutarı da olay günündeki verilere göre belirlenmelidir. 2330 Sayılı Yasa'nın 3. maddesinde yaralanan görevliye ödenecek tazminatın karar günündeki en yüksek devlet memuru aylığı esas alınarak hesaplanacağı belirtilmekte ise de, buna göre hesaplanıp ödenen nakdi tazminatın tamamı davalılara rücu edilemez. Davacı idarenin, davalılardan kaynaklanmayan nedenlerle daha geç nakdi tazminat ödemesi, bu yüzden artan tazminat tutarından davalıların sorumlu tutulmasını gerektirmez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalıların sorumluluğunun olay günündeki verilere ve bu bağlamda olay günündeki katsayılara göre belirlenmesi gerekirken, karar gününde yürürlükte bulunan katsayılara göre hesaplanan tutar üzerinden istemin kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davalılardan ... market sahibidir. Diğer davalı ... ise oğludur.
Olay gecesi davalıların marketine hırsız girmesi nedeniyle dava dışı polis memurlarından yardım istemişlerdir. Olay yerinde inceleme yapmak üzere gelen polis memurları ile davalılar arasında tartışma yaşanmış; davalılar, polis memurlarına etkili eylemde bulunmaları nedeniyle cezalandırılmışlardır. Davalılardan ...'nın temyiz istemi reddedilmiş; diğer davalı ... hakkındaki karar ise Ceza Muhakemesi Yasası'nın 231. maddesi uyarınca kararın açıklanmasının geri bırakılması yönünün tartışılmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Olayın gelişiminden, hırsızlık olayı ile karşılaşan davalıların zarara uğradıkları, olay yerine gelen polis memurları ile aralarında bazı tartışmalar yaşandığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, taraflar arasındaki olaylar gözetilerek, olay yerine gelen polis memurlarının davalıları kışkırtıp (tahrik edip) kışkırtmadıkları tartışılarak, davalılardan alınmasına karar verilen tazminat tutarlarından indirim yapılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9241, K. 2010/4399, 14 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama