KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9303 E., 2010/5291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ ve diğerleri aleyhine 17/10/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının, davalılardan ...'ne yönelik temyiz itirazına gelince; davacı, karayolunun bakım ve onarımındaki eksikliğin zarara yol açtığı iddiası ile davalı ...’nün de tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Yerel mahkemece, adı geçen davalı hakkındaki istem reddedilmiş; karar, davalılar ile davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılardan ..., kamu kurumu olup karayolu yapımı, bakımı ve korunması da kamu yasaları uyarınca kendisine verilmiş görevler arasındadır. Bir kamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış olan kamu tesisinin yapılmasındaki, kullanılmasındaki veya korunmasındaki kusurdan doğan zararlar; idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan bunların ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın II. bendi gereğince tam yargı davasının konusunu oluşturur. Bu nitelikteki davaların ise idari yargı yerinde açılması gerekir.
Tüm bu açıklamalar karşısında, tazminat istemine konu olayın, kamu hizmetinin görüldüğü bir sırada ve hizmet ile ilgili bulunduğu kabul edilmelidir. İdarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalılardan ... yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, onun hakkında da işin esasının çözümlenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9303, K. 2010/5291, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama