KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9329 E., 2010/5005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 23/11/2007 gününde verilen dilekçe ile tasarrufun iptali ya da bedelinin tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, danışıklı (muvazaalı) satış işleminin iptali ile satılan traktörün mirasbırakanın kalıtına (terekesine) katılması istemi kabul edilmediği takdirde, traktör bedelinin payları oranında davacılara ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, mirasbırakanları İsmail Turan’ın adına kayıtlı bulunan traktörü, mirastaki saklı payı ortadan kaldırma amacıyla danışıklı olarak mirasçı olmayan davalı torunlarına sattığını belirterek istekte bulunmuşlardır.
Yerel mahkemece, mirasbırakan tarafından yapılan satış işleminin danışıklı olduğu kabul edilerek, satışı yapılan traktör bedelinin miras payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davacılar, danışık iddiasına dayanarak seçenekli istemde bulunduklarına ve davalılara yapılan satım işleminin danışıklı olduğu kabul edildiğine göre; davacıların, danışıklı işlem ile satılan traktör üzerinde miras payları oranında pay sahibi olduklarının tespitine karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9329, K. 2010/5005, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama