KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9464 E., 2010/4971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 14/04/2009 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayanan maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...'nın tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalılardan ...’nın sürücüsü olduğu diğer davalı ...'e ait aracın çarpması nedeniyle yaralandığını, yaşam tehlikesi geçirip iş görme gücünün bir bölümünü kaybettiğini, daha önce manevi tazminat ile birlikte uğradığı maddi zararın ödetilmesi amacıyla açtığı davada maddi zararının bilirkişi raporuyla belirlendiğini, o davada karar verilmeyen maddi tazminat tutarı için eldeki davayı açtığını belirterek, davalıların maddi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılardan ..., daha önce açılan davada verilen kararı temyiz ettiklerini, dosyanın Yargıtay’da olup kararın kesinleşmediğini, davalar arasında bağlantı bulunduğundan, temyizdeki davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmiş ve istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar ise, yapılan tebligata rağmen davaya katılmayıp cevap da vermemişlerdir.
Davalılardan sigorta şirketi, önceki davada da davalı olup o dava gününde direnime (temerrüde) düşürülmüş olduğundan, kabul edilen tazminatın ilk dava gününden itibaren işleyecek faizinden sorumludur.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, dava gününden itibaren yürütülecek faizden sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9464, K. 2010/4971, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama