KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9488 E., 2010/2988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 17/10/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalılardan ...’ın sürücüsü olduğu diğer davalı ...'a ait araç ile kendisine çarparak, kafa kemiklerinde kırık oluşturacak ve hayati tehlike geçirecek biçimde yaralandığını belirterek, uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen 04.01.2006 günlü raporda davacının % 37 oranında sürekli iş görmezliğinin bulunduğu belirlenmiştir. Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nda yapılan muayene sonucu alınan 14.05.2008 günlü raporda ise, yaralanmanın işlevsel (fonksiyonel) belirti (araz) bırakmadan iyileşmiş olduğu belirtilmiştir. Bu rapora itiraz eden davacı, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na sevk edilerek çelişkinin giderilmesi istenilmişse de yerel mahkemece bu istem kabul edilmeyerek, davacının sürekli iş görmezlik zararı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Yasası’nın 15/f. maddesi gereğince, Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri inceleyerek karara bağlamak görevi, Adli Tıp Genel Kurulu’na verilmiştir.
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporları arasında çelişki oluştuğuna ve davacı da Adli Tıp Genel Kurulu’ndan çelişkinin giderilmesi amacıyla rapor alınmasını istediğine göre, davacı yeniden Adli Tıp Kurumu’na gönderilip sürekli iş göremezliğe ilişkin raporlar arasındaki çelişki giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9488, K. 2010/2988, 17 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama