KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9613 E., 2010/5144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/09/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, borçlu olmadığının saptanması menfi tespit ve takibe konu olan senede ilişkin mükerrer ödeme ve masraflar nedeni ile maddi, haksız haciz nedeni ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Dosya içeriğinden; davalının, davacıdan aldığı bir senede dayanarak icra takibi başlattığı; borca itiraz süresini kaçıran davacının, borçlu olmadığının saptanması amacıyla dava açtığı davanın yargılamasının sürdüğü aşamada davalının icra takibine devam ederek davacının evinde eylemli haciz uygulattığı; haczi önlemek isteyen davacının borcu ödemeyi üstlenerek bazı ödemelerde bulunduğu; bu arada açılan borçlu olmadığının saptanmasına ilişkin davanın sonuçlandığı; davacının, senetten dolayı davalıya borcu bulunmadığına ilişkin olarak verilen kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Olayın gelişim biçimi, davacının evinde eylemli haciz uygulanmış olması, senedin daha önce ödenmiş olduğuna ilişkin borçlu olmadığının saptanması yönünden verilen karar gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 1.000,00 YTL manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davacının çifte (mükerrer) ödeme nedeniyle tazminat istemine gelince; davacının davalıya verdiği senede karşılık yaptığı ödemelerle borcunu ödediği kesinleşen borçlu olmadığının saptanmasına ilişkin davada verilen karar ile saptanmıştır. Bunun dışında, haciz baskısı altında kalan davacının, davalı ve vekiline yaptığı ödemeler de bulunmaktadır. Yaptırılacak bir bilirkişi incelemesi ile davacının, davalı ya da vekillerine yaptığı tüm ödemeler tarihleri ile saptanarak, bunlardan hangi ödemenin senet bedeline ilişkin olduğu, hangi ödemenin haciz baskısı altında yapıldığı ve davacının feragatinin hangi alacağa ilişkin olduğu belirlendikten sonra sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazlı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9613, K. 2010/5144, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama