KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9637 E., 2010/5650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 28/01/2000 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yararlanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, 03.10.1992 günü meydana gelen dava konusu olayda sürekli iş gücü kaybına uğramış ve 28.01.2000 günü açmış olduğu davadaki maddi tazminat isteğini 05.02.2009 günlü ıslah dilekçesi ile artırmıştır. Davalılar ıslah dilekçesine karşı 07.04.2009 ve 12.05.2009 günlü oturumlarda zamanaşımı itirazında bulunmuşlardır. Islah dilekçesinin verildiği güne göre Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi geçmiştir. Bu durumda, yeni bir dava niteliğindeki ıslah yolu ile artırılan istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ıslah edilen tutarın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, dosya içeriğine uymayan davalıların ıslaha karşı zamanaşımı savunması bulunmadığı gerekçesiyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9637, K. 2010/5650, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama