KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9883 E., 2010/5302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 04/07/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; derdestlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 23/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının, davalılardan ... hakkındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer davalı .... Ltd. Şti. hakkındaki temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, taraflar arasında aynı konuda önceden açılmış ve görülmekte olan bir dava bulunduğu gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 187/4. maddesi uyarınca derdestlik itirazı ilk itiraz niteliğinde olup davanın başlangıcında taraflarca ileri sürülmedikçe mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınamaz. Ayrıca, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 75/1. maddesi gereğince de “…hakim iki taraftan birinin söylemediği şeyi re'sen nazarı dikkate alamaz…”.
Yerel mahkemece, açıklanan yasal düzenlemeler ve yöntemine uygun biçimde davalılardan .... Ltd. Şti. tarafından derdestlik itirazı ileri sürülmediği gözetilerek, adı geçen bu davalı yönünden işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm davalılar hakkında derdestlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın iki davalı aleyhine bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9883, K. 2010/5302, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama