KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9929 E., 2010/5664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Davacı ... İdare Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/07/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, davalının neden olduğu yangının davacıya ait iş hanına vermiş olduğu maddi zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı kullanmakta olduğu 8 ve 9 numaralı dükkanların da yangın sonucu zarar gördüğünü ve bu dükkanları kendisinin onarıp eski haline getirdiğini, davacının bu yerler için bir harcama yapmadığını bildirmiştir. O halde yangında zarar gören bu yerleri kimin onardığı konusunda tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanıp değerlendirilerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeyerek, davalının kullandığı dükkanları da kapsayacak biçimde hazırlanmış olan bilirkişi raporunda gösterilen zararın tamamının davalıdan alınmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Yangında zarar görmüş olan 10 numaralı dükkan için sigorta şirketi tarafından yapılmış olan ödeme, açılan dava sonucu davalıdan rücu yolu ile alınmasına karar verilerek kesinleşmiştir. Bu durumda, bu ödeme içerisinde eldeki davada istenilen zarar kapsamına giren bir bedel olup olmadığı incelenerek varsa bunun hesaplanan zarardan düşülmesi gerekir.
Yerel mahkemece bu yön de gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9929, K. 2010/5664, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama