KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10186 E., 2010/10986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 22/03/2010 gün ve 2009/7215-2010/3191 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava dilekçesi davalıya tutuklu olduğu cezaevinde tebliğ edilmiştir. Gerekçeli karar şartlı tahliyesi nedeniyle yeni adresine tebliğe çıkartılarak aynı konutta oturan annesi ...'e; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin aynı konutta oturan annesi ...; onama kararının ise yine aynı adreste birlikte oturan babası ...'e tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Ceza kararındaki kimlik bilgilerinden davalının anne adının Hatice, baba adının ise Ahmet olduğu anlaşıldığından, karar, temyiz dilekçesi ve onama kararının Tebligat Yasası ve Tebligat Tüzüğü'ne uygun olarak tebliğ edildiğinden söz edilemez. Bu durumda, davalıya yapılan tebligatlar geçersiz olup kararı yeni öğrenen davalının kararı temyiz etme hakkı bulunmaktadır. Davalının karar düzeltme dilekçesi, temyiz dilekçesi kabul edilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı idare, askerlik görevini yerine getiren davalının nöbet sırasında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu silahı ile yine askerlik görevini yapmakta olan ...'nın ölümüne neden olduğunu, ölenin mirasçılarına 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın rücu yolu ile ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, olay günündeki verilere göre ödenmesi gereken nakdi tazminat tutarı belirlenerek davalının kusur oranına göre istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ..., Anayasa’nın 72. maddesi gereği, askerlik ödevi sırasında kusuru ile zarara yol açmıştır. Hizmetin karşılığında ücret almaması ve anayasal ödevde bulunması dolayısıyla onun, tazminatın tümüyle sorumluluğu durumunda hakkaniyet öğesi kapsamı belirleme de dikkate alınmamış olma sonucunu doğurur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, belirlenen 25.828,63 TL maddi tazminat tutarından uygun bir indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de, belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince, davalının 10.000,00 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10186, K. 2010/10986, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama