KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10472 E., 2010/10860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/03/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın görevsizlik nedeniyle reddine dair verilen 17/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın, devletin sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, tapu kaydına güvenerek, tapu sahibinden satın aldığı taşınmazda ölçümleme hatası yapıldığı gerekçesi ile tapuda yazılı yüzölçümünün küçüldüğünü, tapu siciline güvenerek satın alması nedeniyle oluşan zarardan Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince sorumlu olduğunu belirterek, uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı idare ise, davanın yargı yolu bakımından reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davanın davalı idarenin yapmış olduğu hatalı işlem nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, bu tür idari işlem ve eylemden kaynaklanan tazminat davalarının idari yargı yerinde görülmesi gerekeceği gerekçesiyle, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu ... İli ... köyü 1913 parsel sayılı taşınmaz, 1955 yılında gerçekleşen kadastro çalışmaları sırasında 10.820 m² olarak tapuya tescil edilmiştir. Davacı bu taşınmazı 2000 yılında satın almıştır. ... Kadastro Müdürlüğü tarafından 16.03.2007 gününde taşınmazın ölçümünde hata yapıldığı gerekçesi ile taşınmazın yüzölçümü 8.666 m²'ye düşürülmüş, bu işlemin iptali istemi ile davacı tarafından ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan ölçümleme işleminin iptali davası sonunda 13/10/2009 günlü kararla davanın reddine karar verilmiş ve karar onanarak kesinleşmiştir.
Medeni Yasa'nın "sorumluluk" karar başlığını taşıyan 1007. maddesi gereğince "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan devlet sorumludur."
Kadastro çalışmaları sırasında davaya konu taşınmazın yanlış ölçülmesi sonucu, tapudaki durum davacının daha fazla bedelle taşınmaz satın almasına neden olmuştur. Tapu işlemleri, kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda oluşan hatalardan Devlet, Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince kusursuz olarak sorumludur.
Kusursuz sorumluluk, tapu siciline bağlı çıkarların ve ayni hakların, yanlış tescil sonucu sicile güven ilkesi yönünden değişmesi ya da yitirilmesi, bu haklardan yoksun kalınması temeline dayanır. Çünkü sicillerin doğru tutulmasını üstlenen Devlet, sicillerdeki aykırı kayıtlardan doğan zararları ödemeyi de üstlenmektedir. Dayanaksız ya da hukuksal duruma uymayan kayıtlar düzenlemek, taşınmazın niteliğinde yanlışlıklar yapmak da aynı kapsamda düşünülmüştür.
Devletin kadastro işlemlerinden sorumluluğunun kapsamı Medeni Yasa'nın 1007. maddesi kapsamında düşünüldüğünde, eldeki davaya adli yargıda bakılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Yerel mahkemece, davacının Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından doğan zararın ödetilmesini istediği gözetilerek, uyuşmazlığın esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10472, K. 2010/10860, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama